Kendine iyilik yapmak için Hoşgeldin 🙂

Koşmak, koşuyorum…

Ne kadar kolay değil mi söylemesi? Hatta bir çok kişi ‘aman canım ne var altı üstü koşuyorsun’ der. Fakat sen 5 km 10 km hatta Maraton(42km) mesafelerini hiç durmadan aynı tempo ile koşuyorum dediğinde ise ‘vay nasıl yaaa’ diyenler de olmadı değil mi?

Oysa bilmiyorlar ki çekilen acıyı, uykundan ve vaktinden ettiğin fedakarlığı. Uzaktan baktığında “ayakkabını giy ve koş” böyle görülebilir ama koşmak yalnızca bu değil.

Bana kalırsa bu bir yaşam biçimi ve hatta yaşama disiplini.

Benim de koşuya yeni başlayanlar gibi kafamda senin gibi bir çok soru işareti vardı. Nasıl beslenmem gerekli? çalışıyorum ama nasıl antrenman yapacağım? hangi malzemeyi almam gereklidir?…

Bazen tanıştığım benden tecrübeli yılların koşucusu insanlara sorarak, kendim deneyimleyerek yabancı kaynakları inceleyerek belli bir tecrübe sahibi oldum ve tecrübelerimi yeni başlayan dostlara aktarmak ve dağınık olan kaynakları tek bir arada toplamak için sizlerle bir yolculuğa çıkma kararı aldım.

Hangi tür ekipman nasıl kullanılmalı? Ne zaman hangi beslenme metodu izlenmeli? ( tıbbi tavsiye niteliğinde olmayıp tavsiye niteliğindedir.), Hangi dönem hangi antrenman yöntemleri izlenmeli? vs konularını ele alacağım ve sizlerden gelen tavsiye, öneri, sorularla yol alacağım sayfama hoş geldin.

Umarım sende koşunun bu tutkulu dünyasına katılır bana yol arkadaşlığı yaparsın 🙂

“Sık koşun. Uzun koşun. Ama asla koşunun neşesini kaybetmeyin.”

Julie Isphording, eski Olimpik koşucu